//-->

Friday, December 26, 2008

TRAFİKÇİ

ÖYKÜLER

                              
                  BABAMI İSTİYORUM
Adam yorgun argın eve döndüğünde 5 yaşındaki
çocuğunu kapının önünde beklerken buldu.
Çocuk babasına, "Baba bir saatte ne kadar para
kazanıyorsun" diye sordu... Zaten yorgun gelen
adam, "Bu senin işin değil" diye cevap verdi.
Bunun üzerine çocuk "Babacım lütfen, bilmek
istiyorum" diye üsteledi. Adam "İllâ da bilmek
istiyorsan 20 milyon" diye cevap verdi. Bunun
üzerine çocuk "Peki bana 10 milyon borç
verir misin" diye sordu. Adam iyice sinirlenip,
"Benim senin saçma oyuncaklarına veya
benzeri şeylerine ayıracak param yok. Hadi,
derhal odana git ve kapını kapat" dedi.
Çocuk sessizce odasına çıkıp kapıyı kapattı.
Adam sinirli sinirli "Bu çocuk nasıl böyle şeylere
cesaret eder." diye düşündü. Aradan bir saat
geçtikten sonra adam biraz daha sakinleşti ve
çocuğa parayı neden istediğini bile sormadığını
düşündü, "Belki de gerçekten lazımdı"...
Yukarı çocuğunun odasına çıktı ve kapıyı açtı...
Yatağında olan çocuğa, "Uyuyor musun" diye
sordu. Çocuk "Hayır" diye cevap verdi...
"Al bakalım, istediğin 10 milyon. Sana
az önce sert davrandığım için üzgünüm.
Ama uzun ve yorucu bir gün geçirdim" dedi...
Çocuk sevinçle haykırdı, "Teşekkürler
babacığım"... Hemen yastığının altından
diğer buruşuk paraları çıkardı. Adamın
suratına baktı ve yavaşça paraları saydı.
Bunu gören adam iyice sinirlenerek, "Paran
olduğu halde neden benden para istiyorsun?...
Benim, senin saçma çocuk oyunlarına ayıracak
vaktim yok" diye kızdı... Çocuk "Param vardı
ama yeterince yoktu " dedi ve yüzünde
mahcup bir gülücükle paraları
babasına uzattı; "İşte 20 milyon... 
Şimdi bir saatini alabilir miyim babacım?..."


               
    Melek Annem
Bir zamanlar dünyaya gelmeye hazırlanan
bir bebek varmış. Bir gün Tanrı'ya sormuş:
-Tanrım, beni yarın dünyaya göndereceğini
söylediler, fakat ben o kadar küçük ve
güçsüzüm ki, orada nasıl yaşayacağım?
-Tüm meleklerin arasından senin için bir
tanesini seçtim. O seni bekliyor olacak
ve seni koruyacak. Meleğin sana hergün
şarkı söyleyecek ve gülümseyecek.
Böylece sen onun sevgisini
hissedecek ve mutlu olacaksın.
-Pekiiiii... İnsanlar bana birşeyler
söylediklerinde, dillerini bilmeden
söylenenleri nasıl anlayacağım?
-Meleğin sana dünyada duyabileceğin en
güzel ve tatlı sözcükleri söyleyecek, sana
konuşmayı dikkatle ve sevgiyle öğretecek.
-Peki Tanrım, ben seninle konuşmak
istersem ne yapacağım?
-Meleğin sana ellerini açarak
bana dua etmeyi de öğretecek.
-Dünyada kötü adamlar olduğunu duydum,
beni kim koruyacak?
-Meleğin seni kendi hayatı pahasına
dahi olsa daima koruyacak.
-Fakat ben, seni bir daha
göremeyeceğim için çok üzgünüm.
-Meleğin sana sürekli benden söz edecek
ve bana gelmenin yollarını sana öğretecek.
O sırada Cennette bir sessizlik olur
ve düyanın sesleri cennete kadar ulaşır.
Bebek gitmek üzere olduğunu anlar
ve son bir soru sorar:
-Tanrım eğer şimdi gitmek üzereysem lütfen
çabuk söyle, benim meleğimin adı ne?
-Meleğinin adının önemi yok yavrum,
sen onu ANNE diye çağıracaksın ...
                            
               
      ALLAHA GİTMEZSEN

       
Adamın biri herzaman yaptığı gibi saç ve sakal traşı olmak için berbere gitti.Onunla ilgilenen berberle güzel bir sohbete başladılar.Değişik konular üzerinde konuştular.Birden ALLAH ile ilgili konu açıldı.....
BERBER:"Bak adamım,ben senin söylediğin gibi Allahın varlığını inanmıyorum."ADAM:"Peki neden böyle diyorsun"BERBER:"Bunu açıklamak çok kolay.Bunu görmek için dışarıya çıkmalısın.Lütfen bana söylermisin,eğer Allah var olsaydı,bu kadar çok sorunlu,sıkıntılı,hasta insan olurmuydu?Allah olsaydı hiç kimse acı çektirmez,birbirine üzmezdi.Allah olsaydı,bunların olmasına izin vereceğini sanmıyorum....."Adam biran durdu ve düşündü,ama gereksiz bir tartışmaya girmek istemediği için cevap vermedi.Berber işini bitirdikten sonra adam dışarıya çıktı.Tam o  anda cadde de uzun saçlı ve sakallı bir adam gördü.Adam bu kadar dağınık göründüğüne göre belliki traş olmayalı uzun süre geçmişti.Adam berberin dükkanına geri döndü.Adam:"Biliyormusun ne var,bence berber diye birşey yok"Berber:"Bu nasıl olabilirki?Ben burdayım ve berberim."Adam"Hayır yok,çünkü olsaydı,cadde de yürüyen uzun saçlı ve sakallı adamlar olmazdı."Berber:"Hımmmmmm.....Berber diye birşey var ama o insanlar bana gelmiyorlarsa,ben ne yapabilirimki? Adam:"Kesinlikle doğru!PÜF noktası bu ALLAH var, ve insanlarona gitmiyorsa,bu gitmeyenlerin tercihi.
          İşte dünyada bu kadar çok acı ve keder olmasının nedeni.
                                   
Erkek ve Hayvanlar

Bugün bir tanıdık geldi.Evlilikten ve erkekten laf açıldı.Çok kısa bir konuşma esnasında otur şöyle yanıma da sana bir hikaye anlatıyım dedi.Hikaye çok hoşuma gitti ve paylaşıyım istedim... Gerçek payı çok!
Allah dünyayı falan yaratmış sıra canlılara gelmiş.
İlk önce eşşeği yaratmış...

Sen demiş; yük taşıyacaksın.Saman,ot yiyeceksin.Sahibinin lafından çıkmayacaksın.Sen 20 yıl yaşayacaksın demiş.

Eşşek karşı çıkmış.Olmaz demiş böyle bir yaşam için 20 yıl çok fazla 10 yıl yaşasam yeter bana...Tanrı kabul etmiş.10 yıl yaşayacaksın sen o zaman demiş.

***

Sonra köpeği yaratmış...    Sen demiş evin önünde duracaksın...Evi koruyacaksın.Sahibine sadık olacaksın.Evden artanları senin önüne insanlar ne koyarsa sende onlardan yersin,senin ömründe 20 yıl olsun demiş.

Köpek karşı çıkmış.Olmaz demiş 20 yıl çok fazla,bu hayat 20 yıl çekilmez bana da 8 yıl yeter.Tamam demiş tanrı 8 yıl yaşa sende...

***

Sonra Maymun'u yaratmış tanrı.

Sen o daldan başka dala hoplayıp duracaksın.İnsanları eğlendireceksin.Öyle yaşayacaksın ve senin ömrün de 20 yıl olsun der.

Şempanze karşı çıkar böyle bir hayata 20 yıl çok.7 yıl yaşasam yeter bana.Tamam der Tanrı 7 yıl yaşa sende.

***

Tanrı en son erkeği yaratır.Zekanla bütün dünyaya hükmedeceksin.Zekanı kullanabilirsen herşeye hükmedebilirsin.Senin ömründe 20 sene olsun...

Erkek karşı çıkar.Tanrım böyle bir hayata 20 sene çok az.Eşşekten kalan 10 sene,köpekten kalan 12 sene,maymundan kalan 13 seneyi de ekleyelim demiş.Tanrı tamam kabul demiş.Sende o kadar yaşa.

Erkek kendine verilen 20 sene de insan gibi yaşamış,sonra evlenmiş eşşekten kalan 10 sene eve sürekli yiyecek içecek çekmiş.Sonra çocukları olmuş.12 sene çocuklarını köpek gibi korumuş.Hiç ayrılmamış peşlerinden.En sonunda da torunları olmuş erkeğin, 13 sene de onlara maymunluk yapmış...

 

 

SABIRLI OLUN

Adam sabah satın aldığı kamyonuna bakmak için evinden çıktığında, üç 

yaşındaki oğlunun gayet mutlu bir biçimde, elindeki çekiçle, yıllardır 
 
  sıkıntı çekerek para biriktirip satın aldığı
 
kamyonunun kaportasını mahvettiğini görmuş. Hemen oğlunun yanına koşmuş ve 
cocuğun eline o çekiçle vurmaya başlamış. Biraz sakinleşince oğlunu hemen 

hastaneye götürmüş. Ortopedist cocuğun
 
kemikleri kırılan parmaklarını kurtarmaya çalıştıysa da, elinden bir şey 
gelmemiş ve cocuğun iki
 
elinin parmaklarını kesmek zorunda kalmış. Cocuk ameliyattan çıkıp, 
gözlerini açtığında, bandajlı
 
ellerine bakarak masum bir ifadeyle,"Babacığım, kamyonuna zarar verdiğim 
 
için çok üzgünüm" demiş ve

 sonra babasına şu soruyu sormuş: "Parmaklarım ne zaman yeniden çıkacak?" 

Baba eve dönmüş, kamyona binmiş ve silahını şakağına dayayıp yaşamına son 
vermiş". Çok sevdiğiniz birine karşı sabrinizi yitirdiğinizi 
 
duyumsadığınızda bu öyküyü anımsayın. Kamyon kaportası onarılabilir, ama 
 
incinen duygular hiçbir zaman onarılamaz; Insan hata yapar. Hepimiz hata 
 
yaparız. Fakat öfkeyle ve düşünmeden yapılan şeyler, insanı sonsuza kadar 

rahatsız eder. Durun ve düşünün. Sabırlı olun. Anlayış gösterin. Sevin ..


Güzel ve güzel olduğu kadar anlamlı bir hikaye...
Okuyun.....
 'Evin telefonu sabaha karşı üç buçukta çaldı. Uyku sersemi adam telefonu açtı.
Telefondaki ses annesine aitti.
Telaşlandı, korktu başlarına bir şey mi gelmişti?
Annesi 'nasılsın oğlum iyi misin?' diye sordu.
Oğlu şaşkın bir ifadeyle 'iyiyim anne hayırdır bir şey mi oldu siz iyi misiniz?' dedi.
Annesi 'biz iyiyiz bir şeyimiz yok sadece sesini duymak istedim' dedi.
Oğlu da 'anne bunun için mi aradın saat sabahın üçbuçuğu yarında konuşabilirdik' diyince annesi :
'rahatsız mı ettim oğlum?' dedi.
Oğlu 'evet anne rahatsız ettin' diyerek hiddetli bir şekilde cevap verdi.
bunun üzerine annesi;
'30 sene önce sen de beni bu saate rahatsız etmiştin, doğum günün kutlu olsun' diyerek telefonu kapattı...


 
Bu siteye 359925 ziyaretçi (739705 klik) ziyaret etti

Revolution Church. Copyright 2008 All Rights Reserved Revolution Two Church theme by Brian Gardner adaptado por PwG-DesignS

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=